Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Resim Sanatı

2 tane "abidin dino" etiketli yazı bulundu "abidin dino" tagli diger ogeler resimler , videolar

Türk Resim Tarihi

turk-resim-sanati İSLAMLIKTAN ÖNCE TÜRK RESMİ:  Islamliktan önce  Türklerde resim biliniyor ve yapılıyordu. Uygur Türkleri zamanında yazılan kitaplarda Minyatür resimlemelere rastlanmıştır.

Minyatür Resim:  Konularını o devrin devlet adamlarının savaş, tören, av ve diğer yaşantılarından alırdı. Perspektif kurallarına uyulmaz, ışık-gölgeye yer verilmez, şekiller kendi rengine uygun olarak yüzeysel ve düz olarak boyanırdı, Form verme işi yapılmazdı. Figürler kişilerin önemine göre büyük yada küçük çizilirdi. Guaj veya suluboya tekniği kullanılırdı.

İSLAMLIK ÇAĞI: Türkler islamlığı kabul ettikten sonra resim sanatı dinsel etkilerin altına girmiştir. Daha çok süsleme, bezeme ve güzel yazı alanlarında çalışılmıştır. Selçuklular devrinde süsleme mimariye de girmiş, taş üzerine yapılan insan, hayvan ve bitki motifleri süs olarak kullanılmıştır. Osmanlılarda Minyatür sanatında gerçek bir gelişme görülür. Minyatür ve duvar süslemecilerine Nakkaş  adı verilirdi.

18 yy’da yaşamış Levni, en gelişmiş Minyatür sanatçısıdır.

2. Mahmut’un kendi portresini yağlıboya yaptırarak çoğaltması minyatür devrinin sonu sayılır. Bati ressamlarının memleketimize gelmesi, askeri okullara resim dersinin konması ile batı etkisi görülmeye başlanmıştır.

BATI ETKİSİNDE TÜRK RESMİ: Batı resmi ile ilgimiz Fatih’in saltanatı (1451-1481) ile başlamıştır. Bu devirde İstanbul’a davet edilen İtalyan ressam Gentile Bellini Fatih’in portresini yapmıştır. Yapılan bu hamle sadece sarayda kalmış halbuki batı en büyük ressamları yetiştirme yolundaydı.(Rönesans dönemi)

Batı resim sanatına ikinci ilgi 3. Ahmet zamanında(1703-1730)  olmuştur. Avrupa’dan istanbul’a gelen sanatçılar  çalışmalar yapmış ve  Dolmabahçe Sarayı’nda sergilemişlerdir. Böylece batı resmi toplumumuzda etki yaratmaya başlamıştır. Sanatçılarımız  yağlıboya tekniğini uygulamaya özendirilmiştir.

Türk  resim sanatında batı anlamı ile ilk çalışmalar 3. Selim(1793) ve 2. Mahmut(1835) zamanında mühendis ve harp okullarına konan resim dersleri ile başlamıştır. Bu okullarda yetişen yetenekli sanatçılar Avrupa’ya sanat eğitimi için gönderilmişlerdir.

Bu dönemde yetişen ressamlarımız kendilerine özgü realist çalışmalar yapmışlardır. Bunlardan, Şeker Ahmet Paşa(1841-1906) Türkiye’de ilk resim sergisini açan ressamdır. Osman Hamdi Bey(1842-1913) Eski Eserler Müzesi’ni kurarak müzecilik fikrini getirmiştir. Bu günkü Güzel Sanatlar Akademisi’nin de kurucusudur.

EMPRESYONİSTLER: 

Ibrahim Çallı (1882-1960) ;Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin Sanat kurucularından olup Güzel Sanatlar Akademisi’nde görev yapmıştır. Çallı Kuşağı’nın kurucusudur.

Nazmi Ziya Güran(1881-1937) ; Empresyonizm ilkelerini en yakın şekilde ülkemize getiren sanatçılarımızdandır.

Hikmet Onat, Feyhaman Duran, Avni Lifij

D GRUBU SANATÇILARI:  Zeki Faik İzer, Nurullah Berk, Cemal Tollu, Elif Naci, Abidin Dino, Zühtü müridoğlu, Sabri Berkel, Zeki Kocamemi, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Cevat Dereli, Eren Eyüboğlu, Turgut Zaim, Hamit Görele, Şefik Bursalı, Ali Avni Çelebi, Şevket Dağ, Ruhi arel, Sami Yetik ( milli harp sahneleriyle ünlüdür).

ÖZGÜN BASKI TEKNİKLERİNİ UYGULAYAN SANATÇILAR

Ağaç Baskı:  Gauguin ve Munch

Litografi ( Taş baskı):  Lautrec ( afiş tasarımları)

Gravür baskı:  Goya

Günümüz  Türk  Özgün Baskı Sanatçıları:   Gül Derman, Süleyman Saim, Burhan Doğançay, Hayati Misman, Nevzat  Akarol, Basri Erdem, Muammer  Bakır, Mustafa  Aslıer, Aliye Berger ( Cumhuriyet ve sonrası).

Abidin Dino

Abidin Dino-10, Ciplak AdamAbidin Dino-6, Aile Abidin Dino Savaşın Vahşeti abidin-dino-dilenciAbidin Dino, Tablo 2_hAbidin Dino Panorama

AbidinDino Abidin Dino

Abidin Dino, (1913 - 1993) ünlü Türk ressam. Çağdaş Türk resminin öncülerinden olan Abidin Dino, aynı zamanda bir yazar ve siyasetçidir.

23 Mart1913 günü İstanbul'da doğdu. 1. Dünya Savaşı başladığında Avrupa'da seyahatte olan ailesi, bir süre için Cenevre'ye yerleşmişti. Bu nedenle çocukluğu İsviçre ve Fransa'da geçti.

Ailesi 1925'te İstanbul'a dönünce Robert Kolej'de öğrenim gömeye başladı ancak sanata duyduğu ilgi nedeniyle öğrenimini yarıda bırakıp, ağabeyi şair Arif Dino'nun desteğiyle resim, karikatür ve yazı alanında kendini geliştirmeye başladı. İlk desenleri Yarın gazetesinde, ilk yazıları Artist dergisinde 1930'lu yılların başında yayınlandı. Bu yıllarda Nazım Hikmet'in şiir ve oyun kitaplarına kapak desenleri çizdi. Çok genç yaşta kendini bir ressam olarak kabul ettirdi.

1933 yılında D Grubu adlı sanat gurubunun kurucuları arasında yer aldı. Grubun amacı, memlekette sanatın gelişmesini ve yayılmasını sağlamaktı. Düşünce yanı ağır basan resimler yapacak, batıdaki çağdaş akımlarla boy ölçüşecek yenilikler getireceklerdi.

Aynı yıl "Ankara Türkiye'nin kalbidir" isimli belgesel filmi çekmek için Türkiye'ye gelen Sovyetler Birliği'nin ünlü yönetmenlerinden Sergay Yutkeviç bir sergide resimlerini görüp beğendi. Böylece Yutkeviç, Dino'dan dekoratör ve ressam olarak çalışmak üzere kendisiyle SSCB'ye gelmesini istedi. Dino, 1934 yılında sinema öğrenimi görmek üzere SSCB'ye gitti ve 3 yıl kaldı. 3 yıl boyunca Leningrad'da Eisenstein ve Yutkeviç'in yanında makyajdan dekora, rejiden senaryoya tüm yönleriyle sinema eğitimi aldı. Yutkeviç'in yönettiği Madenciler filminde çalıştı. 1937'de 2. Dünya Savaşı nedeniyle Sovyetler Birliği tüm yabancı öğrencileri geri gönderince Leningrad'dan ayrılmak zorunda kaldı.

Dino, Sovyetler Birliği'nden sonra Londra ve Paris'e gitti. Paris'te ressam ve dekoratör olarak film çekim çalışmalarında bulundu. Gertrude Stein, Tristan Tzara, Eisentein,Andre Malrauxve Pablo Picasso gibi dönemin önde gelen sanatçılarıyla dostluklar kurdu.

1939 yılında Türkiye'ye döndü, 1941'de arkadaşlarıyla Liman (Yeniler) Grubunun oluşturdu. Çeşitli dergilerde çizgi ve yazılarıyla halktan yana, gerçekçi bir sanat görüşünü savundu. Çizgi ve desenlerin ön plana çıktığı resimlerinde işçi ve köylü tiplerini özgün bir üslupla işledi. Başlangıçta Picasso'nun etkisinde kalan sanatçı, daha sonraları yapıtlarında özgün ve yerel bir senteze ulaştı.

Yeniler Gurubu'nun Liman çevresindeki balıkçıları konu alan ilk sergisini açtığı 1941 yılında Abidin Dino, siyasi nedenlerle önce Mecitözü (Çorum)'ne, sonra Adana'ya sürgüne gönderildi. Adana'da Türk Sözü gazetesini yönetti. Kel adlı bir oyun yazdı, ancak oyun hemen toplatıldı. Çukurova'nın pamuk işçilerini konu alan resimler yaptı ve heykel ile ilgilenmeye başladı. 1943 yılında dilci Güzin Dino ile evlendi. Sürgün sona erince İstanbul'a döndü.

1952'de yurt dışına çıkış yasağı kalkınca kesin olarak Paris'e yerleşti. Fransa, Cezayir, Amerika gibi değişik ülkelerde sergiler açtı. Fransa Plastik Sanatlar Birliği onur başkanlığı New York Dünya Sanat Sergisi danışmanlığı gibi görevlerde bulundu. 'İşkence', 'Atom Korkusu', 'Savaş ve Barış', 'Çıplaklar', 'Dört Kent', 'Dağ-Deniz' gibi birçok yapıtı çeşitli galeri, müze ve koleksiyonlarda yer aldı.

Zaman zaman Türkiye'de kişisel sergiler açan Abidin Dino, 7 Aralık 1993 günü Paris'te hayatını yitirdi. Cenazesi İstanbul'a getirilerek Aşiyan'da toprağa verildi. (alıntıdır)

Bana Mutluluğun Resmini Yapabilir misin Abidin?

Mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin ?"demiş Nazım. Abidin Dino 'da cevaben: .".....Gidebilseydik meserret kahvesine, İlk karşılaştığımız yere

Ve bir acı kahvemi içseydin. Anlatsaydık O günlerden, geçmişten, gelecekten,

Ne günler biterdi, Ne geceler... Dinerdi tüm acılar seninle Bir düş olurdu ayrılığımız, Anılarda kalan. Ve dolaşsaydık Türkiye'yi Bir baştan bir başa. Yattığımız yerler müze olmuş, Sürgün şehirler cennet. İşte o zaman Nazım, Yapardım mutluluğun resmini Buna da ne tual yeterdi; Ne boya... " şiirini yazmış ; sanıldığının aksine, resim yerine

Çok güzel ellere sahipmiş Abidin Dino. Bilhassa kadınları etkileyen gizemli bir çekicilik taşırmış, pek yakışıklı olmamasına rağmen. El yazısı da aynı oranda etkileyici ve hoşmuş, kimsenin yazısına benzemeyen bir karaktere sahipmiş.

Öğrenim görmediği halde kendini yetiştiren ve bilgi sahibi olan bir insan Dino. Sanat, edebiyat, tarih hatta ekonomiye vakıf olacak kadar bilgili. Üç dili rahatça konuşacak kadar allame-i cihan bir insan. Yabancı gazetelere makaleler yazar,

şaşırtıcı yorumlarda bulunurmuş.

Resim yeteneği sadece yağlı boya tablo yapımı ile sınırlı değilmiş. Desen, karikatür, heykelle ilgilenir, doymak bilmeyen bir hevesle her şeyi yapmaya çalışırmış. Sadece bunlarla da yetinmemiş. Yazı ve tiyatro oyunları yazmış, futbol belgeseli ve fotoğraf çekmiş.

Hayatı seven ve güzelleştirmeyi bilen bir insanmış. Bir kır kahvesinde, söğüş domates ve peyniri, ziyafete dönüştürmesini bilecek kadar yaşamı zenginleştirme mektebinden geçmiş: Kısa bir vapur yolculuğunu; dünya turuna çevirecek kadar değerli bir insanmış .

Kanser olup hastalandığı son zamanlarında; hala insanlara umut aşılamaya devam etmiş ."Çok iyiyim.. Aslan gibiyim" diyerek; acı çekmesine rağmen , çevresindekilere durumunu yansıtmamaya çalışmış.

İstanbul Rumelihisarı'nda; mezarı, Selamiçeşme Özgürlük Parkı'nda; heykeli vardır.

Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? İşin kolayına kaçmadan hani Çok şükür, çok şükür bugünü de gördüm, Ölsem gam yemem, gayrının resmini yapabilir misin üstad...?

mutlulugunresmi-abidin dino   Abidin Dino 14 Karpuzlu Nature - Morte Gua Abidin Dino 13 Karpuzlu Naturmort Abidin Dino 12 Karpuzlu Nature - Morte Abidin Dino 7, Ana Abidin Dino 5, Nu Abidin Dino 2 Abidin Dino 1 

Web Stats Bloglar Alemi