Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Resim Sanatı

1 tane "abstraktion" etiketli yazı bulundu "abstraktion" tagli diger ogeler resimler , videolar

Soyut Nedir? Çağın Anlayışı İçinde Soyutun Belirlenmesi

Çağın başında Wilhelm Worringer, sanat tarihine yeni bir araştırma man­tığı getirirken, tüm sanat yaratmaları için iki kavram saptamak istemiştir. Bu iki kavram, iki temel içtepiyi, iki psikolojik fenomeni karşılamıştır. Bunlardan biri, bütün natüralist eğilimli sanat anlayışlarının dayandığı özdeşleyim (Einfühlung) içtepisi, öbürü de tüm anti-natüralist, soyut eğilimli sanat anlayışlarının dayandığı ‘soyutlama (Abstraktion)’ içtepisidir. Özdeşle­yim kavramını, Theodor Lipps’den alan Worringer, bununla; doğaya yö­nelik, doğa ile mutlu bir ilgi kurmak isteyen sanat üslûplarını açıklamak istemiştir. Şöyle ki, özdeşleyim de insan, kendi varlığının dışında bulunan ob­jelere yönelir, onların varlığında kendi duygularını ve tinsel etkinliğini, özgürlüğünü yaşar. Ancak, bunun olabilmesi için, önce insan ile insan süje’si ile doğa ve doğal nesneler arasında bir güven ve bir sempati ilgisi­nin doğmuş olması gerekmektedir. Böyle bir güven ve sempati ilgisi, insanı do­ğaya ve nesnelere götürmektedir. İnsan, karşılaştığı bu nesnelere kendi duygu ve tinsel etkinliğini yüklemiştir. Estetik haz, böyle bir süreç içinde doğan bir ürün olmuştur. Çünkü estetik haz, insanın duygularını yüklediği bir nesnede, kendi duygularını yaşamasından doğmuştur.[1]

Ancak, Th. Lipps’den aldığı ve Lipps’in de tüm sanat yaratmalarına uyguladığı bu özdeşleyim içtepinin Worringer tüm sanat yaratmalarına uygulanamayacağını, yalnız bir tür sanat yaratmalarına, natüralist sanat ya­ratmalarına uygulanabileceğini saptamak istemiştir. Buna göre anti-natü­ralist sanat anlayışları özdeşleyim kavramı ile açıklanamamıştır. Bu anti-na­türalist sanat anlayışları ise ‘soyut’ kavramı altında toplanmıştır. Şu halde, soyut sanat anlayışı özdeşleyim ile açıklanamadığına göre, soyut sanatı açıklayacak bir başka kavrama gereksinim duyulmuştur. Bu kavramı Worrin-ger ‘soyutlama’ içtepisinde bulmuştur. Soyutlama içtepisi, özdeşleyimin natü­ralist sanat üslûplarını açıklamasına karşılık, soyut sanat üslûplarını açıklayacaktır. Böylece, Worringer, tüm sanat üslûplarını ve sanat tarihini açıklayabilecek iki temel içtepi ve iki temel kavram ele geçirmiş olmaktadır. Bu iki kavram iki psikolojik yetiyi ifade ettiğine göre, tüm sanat üslûp­ları ve üslûplardan oluşan tüm sanat tarihi, psikolojik bir temele oturtulmuş oluyor. Genellikle sanat fenomenini böyle psikolojik olarak açıklama ki bu, Worringer’e göre biricik mümkün açıklama biçimidir, çağdaş en sağ­lıklı araştırma yöntemi olmuştur. Hatta bu, Worringer için estetik’i modern bir bilim olarak belirleyen en önemli bir niteliktir. Worringer bunu şöyle be­lirtmiştir: “Estetik objektivizm’den estetik sübjektivizm’e en kesin adımı at­mış olan, yani araştırmalarında artık estetik obje’nin biçiminden değil de, estetik obje’ye bakan süje’nin davranışından hareket eden modern este­tik” derken, modern estetik’in bu ana niteliğini, sübjektivist-psikolojik niteliğini vurgulamak istemiştir.

Peki, insana mutluluk sağlayan soyut sanata insan nasıl ulaşabilmektedir?

Bu sorunun karşılığı toplumlara göre değişir. İlkel toplumlarda dış dünya olaylarının gösterdiği belirsizlik ve değişiklik, onların evren hakkın­daki bilgilerinin yetersizliğinden ötürü bu toplumları soyut sanata götür­müştür. Çünkü ilkel toplumlar dünya tablosundaki bu karışıklık karşısında duydukları korku nedeniyle güvenilecek sağlam bir nokta, bir huzur noktası aramışlar ve bu huzur noktasını da ‘değişmez, mutlak biçimlerden oluşan soyut sanatta bulmuşlardır. Soyut sanat biçimlerinde buldukları bu değişmez, ebedi düzen, onları empirik dünyanın değişmelerinden ve belirsizliklerin­den kaçıp soyut sanatın değişmez biçimlerinde huzur duymağa götürmüştür. Worringer’e göre, bundan ötürü insanın ilk yarattığı sanat soyut sanattır. Çünkü natüralist sanat, insanın evren ile kuracağı bir dostluk, bir sempati ilgisi ile ancak kurulabilirdi. Bunun için, her şeyden önce doğanın ve nes­nelerin, bir korku objesi olmaktan çıkmaları gerekirdi. Buna göre de, natüralist sanatın soyut sanattan sonra gelmesi gerekirdi. Worringer için bu gerçekten de böyle olmuştur.[2]

Ama buradan hiçbir yolda, soyut sanata ilkel budunların dışında uy­gar insan toplumlarında rastlanamaz gibi bir sonuç da çıkarmamak gerekir ve böyle bir çıkarım büyük bir yanlış olur. Elbet uygar toplumlarda da yine soyut sanat üslûbuna rastlarız. Ama ne var ki, ilkel toplumlarda soyut sa­natı doğuran nedenler ile uygar toplumlarda soyut sanatı doğuran nedenler birbirinden farklıdır. Şöyle ki, ilkel toplumlar evren hakkındaki bilgisiz­liklerinden ötürü soyut sanata gittikleri halde, uygar toplumlar daha baş­ka nedenden soyut sanata gitmişlerdir. Çünkü onlar bilim ve uygarlığın gelişmesi ile evren hakkında yeterince bilgi sahibidirler. Worringer, uygar toplumları soyut sanata götüren nedeni felsefi bir kavram olan “kendili­ğinden şey” kavramında bulmuştur. “Ancak, insan zekâsı, binlerce yıllık bir gelişmeyle rationalist bilginin bütün yolunu geçtikten sonra, onda, bilme­nin en son alın yazısı olarak ‘kendiliğinden şey’ duygusu yeniden uyanır. Ama daha önce bir içtepi olan şey, şimdi bir bilgi ürünüdür. Bilmenin gururundan aşağı doğru yuvarlanan insan, ‘içinde yaşadığımız bu görünüş dünyasını’ maja’nın bir eseri, yaratılmış bir büyü, süreksiz, görme sanısına ve rüyaya benzeyen, kendi başına tözü olmayan bir görüntü, insan bilin­cini çevreleyen bir peçe olduğunu, var ya da yok dememizin kendisi için hem doğru hem yanlış olan şeyi (Schopenhauer) tanıdıktan sonra, tıpkı ilkel insan gibi, dünya tablosu karşısında yitik ve çaresiz kalır.”[3]

Uygar insan da tıpkı ilkel insan gibi, bu yitiklikten, bu çaresizlikten kur­tulmak için mutlak, kendi başına varlığa ulaşmak istemiştir. Bunun olanağını da, tıpkı ilkel insan gibi, soyut sanatta bulmuştur. Soyut sanatta geometrik yasal bi­çimlerde ancak insan özlemini duyduğu huzur ve mutluluğa kavuşabilir.[4]

[1] İsmail TUNALI, Felsefenin Işığında Modern Resim, s. 100

[2] Wilhem WORRİNGER, Soyutlama ve Özdeşleyim, s.23–24

[3] Wilhem WORRİNGER, Soyutlama ve Özdeşleyim, s.25

[4] İsmail TUNALI, Felsefenin Işığında Modern Resim, s.42

Web Stats Bloglar Alemi