Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Resim Sanatı

2 tane "hikmet onat" etiketli yazı bulundu "hikmet onat" tagli diger ogeler resimler , videolar

Bakanlıklardan tablo toplama seferberliği !

tabloKültürve Turizm Bakanlığı, Türk resminin ustalarına ait tabloları bakanlıklardantopluyor. Bakanlıkların koridorlarında yıllarca unutulan bu tabloların yerinereprodüksiyonları veriliyor. Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nde toplananeserler, aslında geçici bir süre için buradan çıkarılıp yıllarca geri gelmeyentablolar.

Kültürve Turizm Bakanlığı, yıllar önce çeşitli devlet kurumlarına ve bakanlıklaraverdiği ünlü ressamlara ait tabloları geri topluyor, yerine isereprodüksiyonlarını veriyor. Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'ninenvanterine kayıtlı Muzaffer Genç'ten Feyhaman Duran'a, Hikmet Onat'tanSüleyman Seyit'e, Sami Yetik'ten Zeki Serbest'e kadar usta ressamlara ait butablolar, müzenin galerisinde sergilenecek. Müzeye şimdiye kadarCumhurbaşkanlığı'ndan 80, Başbakanlık'tan ise 45 tablo devredilmiş durumda. Envanterinilk kez sayıldığını söyleyen Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi Müdürü ÖmerOsman Gündoğdu, "Başbakanlık'ta ve Dış İşleri, Maliye gibi bakanlıklarınkoridorlarında yer alan usta isimlere ait tabloları bir bir geri alıyoruz. Butabloların çoğu müzemizin envanterinde kayıtlı olan eserler. Fakat 10-15 yıldırherhangi bir sayım çalışması yapılmamış. Zamanında bakanlıklarda sergilenmekiçin 2-3 aylığına gönderilen bu tablolar, 3-5 sene orada durmuş. Kimse deakıbetlerini sormamış. İki yıldır bu envanter çalışmasını yürütüyoruz. Pek çoktablomuzu galerimizde sergilemek üzere geri aldık. Aldığımız tabloların yerinereprodüksiyonlarını veriyoruz. Yaklaşık 850 reprodüksiyon bastık. Peyder peyDışişleri'ne, İçişleri'ne, Maliye Bakanlığı'na gönderiyoruz. Onlar dakoridorlarında bu tabloları sergiliyorlar. Böylece bakanlıklarımıza sanatsaldestek oluyoruz." diyor. Bakanlıkların koridorlarında belki hangi ressamaait olduğu bile bilinmeden asılı duran tabloların, müzede sergilenecek olmasıTürk resim sanatı adına da önemli bir gelişme denilebilir.

1980yılında kurulan Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nin koleksiyonunda OsmanHamdi Bey, Zonaro, Şeref Akdik, Ayvazovski, Hikmet Onat, Bedri Rahmi Eyüboğlu,Eşref Üren, Arif Kaptan ve Emel Cimcoz (Korutürk) gibi usta isimlerin tablolarıyer alıyor. Müzedeki eserlerin yarısı sergilerden satın alınmış. 1992'deyapılan sayıma göre müze demirbaşında kayıtlı olarak 399 sanatçının 1289 eseribulunuyor. Ö. Osman Gündoğdu, müzede eser niteliği taşımayan pek çok demirbaşında olduğunu söylüyor. Envanter çalışmaları sırasında çok komik eserlerlekarşılaştıklarını söyleyen Gündoğdu, "Ara Güler'in sunta üzerindekifotoğrafı, kibrit kutularından, sigara paketlerinden heykeller, daha pek çokçalışma eser diye kayda geçirilmiş. Müzenin idarecileri de buna göz yummuş. Odönemde demirbaş listesine girince çıkması zor oluyor. Bakan onayı ile birkomisyon kurup bunun elemesini yapacağız. Sağlam bir envanter yapıyoruz."diyor.

Çeşitlidevlet kurumlarından Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'ne gelen tablolarınöncelikle çerçeveleri değiştiriliyor. Elden geçirilen eserler müzenin dörtgalerisinde sanatseverlere sunulacak. Usta ressamların tablolarının sergilemealanının bakanlık koridoru olmadığını belirten Gündoğdu, yaşadığı bir tablovakasını şöyle anlatıyor: "Geçenlerde Meclis'te çalışan kütüphanecilerinodasında Hoca Ali Rıza'nın bir tablosunu gördüm. Çerçevesi kırılmış birhaldeydi. Kimsenin resmin usta bir isme ait olduğundan haberi yoktu. MeclisBaşkanı Köksal Toptan'a, kütüphanede Hoca Ali Rıza tablosu var deyince, tabloyuodadan hemen aldırmış."

Darısıİstanbul Resim Heykel Müzesi'ne...

AnkaraDevlet Resim ve Heykel Müzesi'ndeki bu güzel gelişmeler ister istemez yıllardıronarılmayı bekleyen İstanbul Resim Heykel Müzesi'ni akla düşürüyor.Koleksiyonunda 12 bin tabloyu barındıran müzenin sorunları hâlâ bitmiş değil,bazı bölümlerine rutubetten girilmiyor. Müzede, koleksiyondan seçilen kimieserler sergileniyor. Bir kısmı da dışarıya sergilenmeye gidiyor. Pek çokvaatte bulunulsa bile ciddi anlamda müzenin elinden tutan yok.

Türk Resim Tarihi

turk-resim-sanati İSLAMLIKTAN ÖNCE TÜRK RESMİ:  Islamliktan önce  Türklerde resim biliniyor ve yapılıyordu. Uygur Türkleri zamanında yazılan kitaplarda Minyatür resimlemelere rastlanmıştır.

Minyatür Resim:  Konularını o devrin devlet adamlarının savaş, tören, av ve diğer yaşantılarından alırdı. Perspektif kurallarına uyulmaz, ışık-gölgeye yer verilmez, şekiller kendi rengine uygun olarak yüzeysel ve düz olarak boyanırdı, Form verme işi yapılmazdı. Figürler kişilerin önemine göre büyük yada küçük çizilirdi. Guaj veya suluboya tekniği kullanılırdı.

İSLAMLIK ÇAĞI: Türkler islamlığı kabul ettikten sonra resim sanatı dinsel etkilerin altına girmiştir. Daha çok süsleme, bezeme ve güzel yazı alanlarında çalışılmıştır. Selçuklular devrinde süsleme mimariye de girmiş, taş üzerine yapılan insan, hayvan ve bitki motifleri süs olarak kullanılmıştır. Osmanlılarda Minyatür sanatında gerçek bir gelişme görülür. Minyatür ve duvar süslemecilerine Nakkaş  adı verilirdi.

18 yy’da yaşamış Levni, en gelişmiş Minyatür sanatçısıdır.

2. Mahmut’un kendi portresini yağlıboya yaptırarak çoğaltması minyatür devrinin sonu sayılır. Bati ressamlarının memleketimize gelmesi, askeri okullara resim dersinin konması ile batı etkisi görülmeye başlanmıştır.

BATI ETKİSİNDE TÜRK RESMİ: Batı resmi ile ilgimiz Fatih’in saltanatı (1451-1481) ile başlamıştır. Bu devirde İstanbul’a davet edilen İtalyan ressam Gentile Bellini Fatih’in portresini yapmıştır. Yapılan bu hamle sadece sarayda kalmış halbuki batı en büyük ressamları yetiştirme yolundaydı.(Rönesans dönemi)

Batı resim sanatına ikinci ilgi 3. Ahmet zamanında(1703-1730)  olmuştur. Avrupa’dan istanbul’a gelen sanatçılar  çalışmalar yapmış ve  Dolmabahçe Sarayı’nda sergilemişlerdir. Böylece batı resmi toplumumuzda etki yaratmaya başlamıştır. Sanatçılarımız  yağlıboya tekniğini uygulamaya özendirilmiştir.

Türk  resim sanatında batı anlamı ile ilk çalışmalar 3. Selim(1793) ve 2. Mahmut(1835) zamanında mühendis ve harp okullarına konan resim dersleri ile başlamıştır. Bu okullarda yetişen yetenekli sanatçılar Avrupa’ya sanat eğitimi için gönderilmişlerdir.

Bu dönemde yetişen ressamlarımız kendilerine özgü realist çalışmalar yapmışlardır. Bunlardan, Şeker Ahmet Paşa(1841-1906) Türkiye’de ilk resim sergisini açan ressamdır. Osman Hamdi Bey(1842-1913) Eski Eserler Müzesi’ni kurarak müzecilik fikrini getirmiştir. Bu günkü Güzel Sanatlar Akademisi’nin de kurucusudur.

EMPRESYONİSTLER: 

Ibrahim Çallı (1882-1960) ;Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin Sanat kurucularından olup Güzel Sanatlar Akademisi’nde görev yapmıştır. Çallı Kuşağı’nın kurucusudur.

Nazmi Ziya Güran(1881-1937) ; Empresyonizm ilkelerini en yakın şekilde ülkemize getiren sanatçılarımızdandır.

Hikmet Onat, Feyhaman Duran, Avni Lifij

D GRUBU SANATÇILARI:  Zeki Faik İzer, Nurullah Berk, Cemal Tollu, Elif Naci, Abidin Dino, Zühtü müridoğlu, Sabri Berkel, Zeki Kocamemi, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Cevat Dereli, Eren Eyüboğlu, Turgut Zaim, Hamit Görele, Şefik Bursalı, Ali Avni Çelebi, Şevket Dağ, Ruhi arel, Sami Yetik ( milli harp sahneleriyle ünlüdür).

ÖZGÜN BASKI TEKNİKLERİNİ UYGULAYAN SANATÇILAR

Ağaç Baskı:  Gauguin ve Munch

Litografi ( Taş baskı):  Lautrec ( afiş tasarımları)

Gravür baskı:  Goya

Günümüz  Türk  Özgün Baskı Sanatçıları:   Gül Derman, Süleyman Saim, Burhan Doğançay, Hayati Misman, Nevzat  Akarol, Basri Erdem, Muammer  Bakır, Mustafa  Aslıer, Aliye Berger ( Cumhuriyet ve sonrası).

Web Stats